Aydınlatması doğru yapılmış bir otelde konaklamak her bakımdan insanı mutlu eder. Gözümüz iyi ışıklandırmanın farkını hemen algılar. Okurken, yemek yaparken, dinlenirken, eğlenirken, her şartta iyi ışıklandırmaya ihtiyaç vardır.Ayrıca dekorasyon ve görsel zevki arttıran unsur da aydınlatmadır.

-Dış Aydınlatma:Binanın dış aydınlatmasında düşülebilen temel yanlışlardan birisi; dış cephede yoğunlaşan aydınlığın, yatak odalarını etkileyecek seviyede olması halinde, iç mekânda gece moduna geçişi engellemesidir. Unutulmamalıdır ki otel, öncelikle bir dinlenme yeridir.

 

-Giriş ve Lobi: Sıkça gözlemlenen en büyük yanlış ise, tüm alanları tek bir aydınlatma senaryosu içinde, aynı ışık renk ve şiddetinde aydınlatmanın kolaylığına kaçmaktır. Her mahallin farklı bir fonksiyon şeması ve işlevi vardır.

Örneğin, otelin takdimi anlamındaki ve müşteri gözünde ilk intibâyı yaratacak olan resepsiyon, dekoru ile olduğu kadar, davetkâr ışık düzeni ile de, kapıdan girildiğinde,kendisini aratmadan, fakat çok da abartmadan, dikkat çekecek seviyede bir çekim alanı yaratmalıdır.

Resepsiyondan hemen sonra geçilebilecek, ilk istirahatin sağlanacağı lobide ise, ışık seviyesi hemen düşmeli ve huzurlu ve dingin bir konfor hissi sağlanmalıdır artık. Büyük toplantılar dışında o mahal, aynı zamanda özel buluşmaların da mekânıdır. O yüzden oradaki aydınlatma gözümüzü almamalı, sakin bir atmosfere destek vermelidir.Aydınlatma şiddeti resepsiyon ve lobide minimum 500 lüx seviyelerinde olmalıdır.

 

 

 

-Kahvaltı ve Yemek Salonları:Odadan çıktığımızda bizi ilk karşılayan kahvaltı salonu, sabahın ilk ışıklarını değerlendiren, mekânın mimari çözümüne destek veren, iç mekanda takip edeceğimiz yolu, büfe düzenini vurgulayacak, servis malzemelerini ve yiyecekleri kolay algılamamamızı sağlayacak bir düzende aydınlatılmalıdır.Bütün sorun, mimari anlamda seçilen malzeme ve temel renkleri yok sayarak değil, onları destekleyecek şekilde bir aydınlatma senaryosunun uygulanabilmesidir.Aydınlatma şiddeti minimum 200 lüx olamlıdır.

 

 

-Yatak Odaları:Odalara giriş genellikle gece yapılır. Kapı açıldığında karşılaşılan ilk sorun, elektrik anahtarını ya da kartı takacağınız yeri bulana kadar karanlıkta ilerlemek zorunda kalmanızdır. Buna çözüm olarak, ya kapıya takılan, kanat kasadan ayrıldığında ya da içeri girer girmez sizi algılayan bir sensörle yanan ön aydınlatma sağlamak, önemli bir ihtiyaçtır.Artık LED teknolojisi bu işi de çok kolaylaştırmış ve önemsiz derece bir enerji tüketimi ile çözebilir hale getirmiştir.

Başucu aydınlatması duvardan, yatak üzerinde aplikle ya da komodinler üzerine konan lambalarla yapılır. Komodin üzerindeki abajurlar, yataktan kalkmadan kontrol edilebilmesi açısından iyi ama okumak için yetersiz. Oturduğunuzda baş hizanıza gelecek bir aydınlatmayı tercih edin. Lambanın ışığının ayarlanabilmesi ve doğrudan göze gelmemesi de önemlidir.Yatak odalarında aydınlatma şiddeti minimum 50 lüx iken yatak başlarında 200 lüx olmalıdır.

Banyolar da ise kayma riski olduğundan aydınlatma dikkatli yapılmalıdır. Aydınlatma şiddeti minimum 100 lüx; ayna yönlerinde minimum 500 lüx olmalıdır.