Aydınlatma; endüstriyel tesislerde iş güvenliğinin sağlanması, üretim hızının arttırılması, imalat hatalarının düşürülmesi ve işçi sağlığının korunması gibi hususlara direkt olarak etki eden önemli bir unsurdur. Bunların yanında aydınlatma, çalışanları psikolojik olarak da etkilemektedir. Kamaşma, göz yorgunluğu, yetersiz aydınlatma, ışığın titreşmesi ( flicker efekti), kontrast farklılıkları gibi sorunlar çalışanların en çok şikayet ettiği çalışma şartı sorunlarının başında gelir. Bu yüzden, endüstriyel tesisler için aydınlatma sistemlerinin çalışma ortamına ve yapılan işin niteliğine göre özel olarak tasarlanmış olması gerekir.

Endüstriyel tesislerde aydınlatma kriterleri “EN 12464-1 Lighting of Workplaces” (Çalışma Alanlarının Aydınlatılması) standartlarında tanımlanmıştır. Elektrik Mühendisleri Odasının yayınlamış olduğu “En Az Aydınlık Düzeyleri Tablosu” da bu standartlara göre hazırlanmıştır. Bu standartlarda tesislerdeki her çalışma ortamına özel olarak olması gereken aydınlık seviyeleri, kamaşma limitleri, homojenlik oranları ve renksel geri verim değerleri belirtilmiştir.

Tekniğine ve hacmin işlevine uygun bir aydınlatma düzeni ile, hacmin kolayca algılanabilmesi ve rahat bir çalışma ortamı sağlanabilir. Böylece, kişilerin dikkatinin dağılmaması, daha etkin ve hızlı çalışarak iş veriminin artması, kişilerin isteyerek ve severek çalışabilmeleri ve iş güvenliğinin sağlanması gibi sonuçlar elde edilebilir. Ayrıca, görme eylemini uzun süre sürdürmekten kaynaklanabilecek, gözde yanma, ağrı, başağrısı vb. rahatsızlıklar önlenebilir.Görsel algılamanın eksiksiz bir biçimde gerçekleştirilmesinde yani, iyi görme koşullarının sağlanmasında rol oynayan görsel konfor etkenleri;

  • aydınlığın niteliği ve niceliği,
  • çevrede yer alan yüzey özellikleri,
  • ışıklılık (parıltı),
  • kamaşma

olarak sıralanabilir.

 

Bir endüstriyel tesis, günışığı ile doğru bir biçimde aydınlatılmış olsa bile, kapalı hava koşullarında, kış aylarında, kimi zaman tüm gün, kimi zaman ise, günün erken ve geç saatlerinde ve akşam vardiyalarında, yapma aydınlatmaya gereksinim vardır. Yapma aydınlatma tasarımında amaç; aydınlığın niceliği ve niteliği yönünden gerekli koşulları sağlayacak, etkin enerji (uygun enerji) kullanımlı, uzun ömürlü (dayanıklı) ve en az bakım gerektiren düzenleri oluşturmaktır. Bu amaçla,

  • lamba (ışık kaynağı) seçimi,
  • aydınlatma armatürü (aygıtı) seçimi,
  • aydınlatma düzeni,

tasarımı gerçekleştirmede en önemli etkenlerdir.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  1. Flicker etkisi, özellikle manyetik balastlı armatürlerde gözlenen bir sorundur. Gerilim düştüğünde göz ampulün yanıp sönmesini titreme olarak algılamaya başlar ve bu üzün süre sürerse hem gözü yorar hem de şiddetli baş ağrılarına sebep olur. Aynı durum Stroskobik etkiye de neden olur. Aynı frekansta dönen makineler duruyormuş gibi algılanır, daha yüksek frekansta dönen makineler ise ters dönüyormuş olarak algılanır. Bu da büyük iş kazalarına sebebiyet verebilir. Bu sorunların önüne geçmek için çalışma frekansı yüksek elektronik balastlı armatürler kullanmak gerekir.
  2. Renk sıcaklığı endüstriyel tesislerde önemli bir kriterdir. Renk sıcaklığını basitçe üçe ayırabiliriz. 3300K altına sıcak beyaz, 3300-5000K aralığına doğal beyaz, 5000K üzerini de soğuk beyaz olarak tanımlamak doğru olacaktır. Floresan ampullerde bu değerler; 830 (3000K), 840 (4000K), 865 (6500K) olarak gruplandırılmıştır. Üç ışık renginin de birbirine karşı avantajları ve dezavantajları vardır. Örneğin, sıcak beyaz daha rahat bir çalışma konforu sunarken, verdiği psikolojik rahatlıktan dolayı dikkati düşürür. Dolayısıyla iş kazası riskini ve hatalı üretim ihtimalini arttırmış olur. Soğuk Beyaz ise dikkati arttırır, ancak bunun sonucunda da göz ve vücut yorgunluğuna sebep olur.
  3. Koruma sınıfı, endüstriyel tesislerde yine dikkat edilmesi gereken bir husustur ve armatürlerin toza ve suya karşı olan koruma derecelerini belirtir. Endüstriyel tesisler genellikle toz, nem ve is gibi etkenlerin bulunduğu tesislerdir. Ayrıca bu tesislerde kullanılan armatürler reflektör sistemine sahip oldukları için, reflektörleri de bu etkenlere karşı korumak gerekir. Aksi takdirde, armatürlerin ilk monte edildiği günkü aydınlık seviyesine göre ciddi düzeyde ışık düşümleri yaşanır. Bu sebeple IP65 koruma sınıfına haiz armatürler kullanmak endüstriyel tesisler için en uygun yöntemdir.

 

 

ATÖLYE İÇİ AYDINLATMA

  • Atölye aydınlatmalarında N tipi kablolar (NYA-NYAF-NYM-NYY) kullanılmaktadır.Kullanılacak kablonun cinsi genel olarak projelerde belirtilmektedir.
  • Büyük açıklıklı sanayi yapılarında aydınlığın yeterli olmayışı,hemen hemen bütün alanlarda, çalışma hızının düşmesi, hatalı imalatın artması (malzeme ve enerji israfının artması), iş hastalıkları ve iş kazalarının artması, kaliteli işçilerin kısa sürede yıpranması vb. sonuçlarla, genel olarak, randımanın ve kalitenin düşüklüğünün önemli nedenlerinden birini teşkil etmektedir.Gereğinden fazla aydınlığın ise, nitelik bakımından, tekniğine uygun olmak şartıyla,aşırı yüksek değerlere ulaşılmadıkça, aydınlatma giderlerinin artmasından başka sakıncası olmamaktadır.

Bazı endüstriyel mekanların aydınlatma seviyeleri aşağıdaki gibidir;

 

Aydınlatma araçlarının ışınlarının çalışma alanına yönelişlerine göre aydınlatmanın türleri şunlardır:

Direkt aydınlatma: Işığın direkt olarak çalışma yüzeyine yönlendirildiği aydınlatma türüdür. Lamba ile çalışma yüzeyi arasında bir gereç bulunmaz.Aydınlatma aracı, ışığı dar ve geniş olarak yönlendirebilecek şekilde yapılmıştır. Atölye, depo, yol ve caddelerde kullanılır. Bu aydınlatma araçlarındaki verim %75’tir.

Yarı direkt aydınlatma: Işığın bir bölümünün direkt olarak çalışma yüzeyine bir bölümünün çevreye dağılmasını sağlayan aydınlatma türüdür. Büro, satış yerleri, koridor, merdiven ve konutlarda kullanılmaktadır. Bu aydınlatma araçlarındaki verim %80’dir.

Dağıtılmış aydınlatma: Işığın aydınlatma aracından her yöne eşit olarak dağıtıldığı aydınlatma türüdür. Kamaşma olayının en az değerde olması nedeniyle uygulamada çok kullanılmaktadır. Bu aydınlatma araçlarındaki verim %80’dir.

Yarı endirekt aydınlatma: Işık akısının büyük bir bölümünün tavana, bir kısmının da çalışma yüzeyine doğru yönlendirildiği aydınlatma türüdür.Bu aydınlatma araçlarındaki verim %80’dir.

Endirekt aydınlatma: Işığın tamamının tavana yönlendirildiği aydınlatma türüdür.Bu aydınlatma araçlarındaki verim %70’dir.

Aydınlatmada kullanılan armatürlerin ışık dağılım özellikleri önemlidir. Atölyelerin özelliğine göre yapılacak aydınlatma direkt, yarı direkt,yarı endirekt ve endirekt olabilir. İşyeri aydınlatma metodu, dekorasyon ile de ilişkilidir. Armatürlerde ışık ne şekilde yönlenirse yönlensin göz kamaştırmamalıdır. Görmede yorgunluk, baş ağrıları ve önemli kazalara sebep olabilir.Oluşturulan aydınlatma sonucunda gölge oluşması, aydınlatılan iş yerinde ışık dağılımının zayıf olduğunu gösterir. Bunun için atölyelerin birkaç noktadan, gölge meydana gelmeyecek şekilde aydınlatılması faydalı olur. Bu çalışmada rahatlık ve en az yorulmayı sağlar. Endüstride binadaki eşit olmayan aydınlatmalar önemli iş kazalarına sebep olmaktadır.

 

ATÖLYE İÇİ AYDINLATMADA MONTAJ YERİNİN SEÇİMİ

Atölye aydınlatılmasında mümkün mertebe, masrafsız genel aydınlatmadan (gün ışığı) yararlanmak istenir. Bu da atölyenin mimari planı ile alakalıdır. Elektrik aydınlatma projelerinde mimari plan göz önünde tutularak, armatürlerin yerleri tespit edilir. Armatürlerin yerinin seçiminde dikkat edilmesi gereken özellikler şunlardır:

  • Çalışma aydınlatmasında çalışanın gölgesine dikkat edilmelidir. İyi düzenlenmiş bir genel aydınlatma çalışma yerine gölge düşmesini önler. Çalışma yeri için ek bir aydınlatma yapılmalıdır.
  • Direk ışıklar bakış yönünde yatayda 30° lik bir açı yapacak şekilde olmalıdır. Çalışma yüzeyi göz kamaştırmamalıdır. Direkt ışıklar öyle ayarlanmalıdır ki, parlak bir çalışma cisminden yansıyan ışıklar göz kamaştırmasın.
  • Çalışma yeri veya çalışılan cismin üzerine rahatsız edici gölge düşmemesi için çalışma yeri aydınlatması veya çalışma yerine yönelik genel aydınlatma mümkünse soldan yapılmalıdır.
  • Işık ne kadar yönlendirilmiş olursa gölgeler de o oranda sert olur. Dolaylı (endirekt) aydınlatma gölge yapmaz. Onun için cisimlerin plastik algılanması zorlaşır. Yönlendirilmiş ışık arzu edilir. Temsil özelliği olan mekanlar için dolaylı (gömme) aydınlatma yapılabilir. Bunun işletme masrafları fazladır. Gömme ışığın kenar siperini lambalar görünmeyecek kadar yükseğe çıkarmalıdır.
  • Birleşme yerlerinde karanlık lekelere meydan vermemek için lambalar bindirmeli düzenlenmelidir. Bir ışık ne kadar dolaylı ise, duvar ve tavanın yansıtma etkisi de o kadar büyüktür.
  • Büro mekanlarında amaca uygun olarak kullanılan ışıklar ve ışık bantları, gece ve gündüz aynı ışık düşüşü elde etmek için, pencere kenarına yakın düzenlenmişlerdir. Derin mekanlarda mekanın 2/3 derinliğinde 2.bir ışık bandı gerekir.
  • Çok katlı yapılarda geniş yansıtıcı floresan lambalar kullanılır. Genellikle yerlerine paralel ışık bantları, tavana doğrudan tespit edilir veya asılırlar.
  • Yüksek hangarlarda aynalı reflektörlü armatürler gereklidir. Yüksek basınçlı deşarj lambaları en ekonomik çözümdür. Bakım yönünden en uygun düzenlemenin yapılmasına dikkat edilmelidir.
  • Gün ışığı suni ışığa göre çok fazla aydınlatacağından aydınlatmalarda gün ışığından istifade etmeye çalışılmalıdır.

 

ATÖLYE DIŞI AYDINLATMA

Atölyelerin iç kısımlarında verimin artması için uygun standartlar da yapılan iç aydınlatmadan sonra, atölye veya fabrikanın dış görünüşünü güzelleştirmek ve güvenlik tedbirleri açısından dış aydınlatılması da yapılmaktadır. Blok hâlindeki sanayi sitelerinde bu aydınlatma, sokak aydınlatması olarak belediye tarafından yapılmaktadır. Özel muhitleri olan endüstri firmaları ise hem güvenlik açısından hem de bahçe ve atölye görüntüsünün güzelleştirilmesi açısından bu işlemi kendileri yapmaktadırlar. Binanın haricinde bahçe ve yollara konulacaksa, direklere monte edilen armatürlere enerji yer altından götürülmektedir. Atölye dış aydınlatmalarında genel itibarıyla antigron gereçler kullanılmaktadır. Buradaki gereçlerin her türlü dış etkilerden korunması gerekmektedir. Aydınlatmada kullanılan armatürler, bunlara çekilen kablolar, kabloları tutan kroşeler, anahtarlar, duylar, buatlar içlerine su, pislik, gaz ve nem girmeyecek şekilde yapılırlar. Bu tesisatları yaparken daha dikkatli ve özenli olmak gerekmektedir. Aydınlatmadan azami ölçüde yararlanılabilmesi ve yaşanılan ortamda gerekli güvenliğin temini ön planda tutularak gereken enerji tasarrufunun sağlanabilmesi ve ışık kirliliğinin önlenebilmesi için tasarımdan kullanıma kadar tüm safhalarda uyulması gereken temel prensipler şunlardır;

  • Fotometrik ve teknik özellikleri bilinen armatürler ile gerekli tasarım hesaplarının yapılması, sadece aydınlatılacak alana ışık gönderen armatür tip ve sayılarının saptanması
  • Aydınlık şiddeti algılayıcılı ve/veya zaman kontrollü tesisat ile aydınlatmanın gerek duyulan zamanlarda gerektiği ölçüde yapılmasının sağlanması
  • Atölye dışında kullanılacak armatürler, aydınlatma projelerinde belirtilirler. Önemli olan işletme sahibinin dış aydınlatmadan beklentisini karşılayacak bir tesisin en güvenli şekilde kurulmasını sağlamaktır. Dış aydınlatmada kablolama yapılmadan önce tesisin enerji kapasitesi, ileride genişleme imkânları incelenmeli ve yatırım ona göre yapılmalıdır.

 

Bir enerji tesisinin örnek dialüx çevre aydınlatma çalışması;

 

 

Endüstriyel aydınlatma ürünlerimizi incelemek için tıklayınız;

Endüstriyel Seri-1

Endüstriyel Seri-2

Çevre Aydınlatma-1

Çevre Aydınlatma-2